Sözler

ERZURUM ATASÖZLERİ Atasözleri, bir fikri, bir öğüdü mecaz yolu ile kısa ve kesin olarak anlatan, eskiden beri söylene gelmiş veciz sözlerdir. Asıl atasözleri yanında, fıkra türünde söylenmiş olanlar da vardır. Bunlar, çok kısıtlanmış hikâye yapısındadırlar. Karşılıklı konuşmayı belirten İki simetrik yan cümleyi içine alırlar. Aşağıdaki örneklerde görüldüğü gibi genellikle geçmiş zamanla kullanılır:  

Aç koyarsan hırsız olur, çok söylersen yüzsüz. Aç tavuk rüyasında darı görürmüşAğacı kurt öldürür, insanı dert Ağır taşı kimse yerinden kaldıramazAkıllı düşünene kadar deli oğlunu evermişAkşamın hayrından sabahın şerri iyidirAlışmış kudurmuştan beterdirAllah dağına bakar kar verirAllah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrıAllah’ın bildiği kuldan saklanmazAlma mazlumun ahını çıkar aheste ahesteAraz (Araş) akar, göz bakarArsız neden arlanır, çulda giyse sallanırAsıl azmazAslını yitiren haramzadedirAş taşınca kepçeye paha biçilmezAt binenin, kılıç kuşananındırAteşle barut bir arada bulunmazAteş olmayan yerde duman çıkmazAtın ölümü arpadan olsunAva giden avlanırAvcı avında yolcu yolunda gerekAvrat vardır arpa unundan aş yapar, avrat vardır dolu ambarı boş yaparAz tamah çok ziyan, getirir 

Balık baştan kokarBaşa gelen çekilirBaşı bezeklinin aşı tezekli olurBen ağa sen ağa inekleri kim sağaBen umarım bacımdan, bacım ölür acındanBenim için şap da bir şekerdeBesle kargayı oysun gözünüBir eli yağda bir eli baldaBir ye bin şükretBorcun yoksa kefil ol. vaktin çoksa şahit olBoş çuval dik durmazBüyük lokma ye, büyük söz söylemeBugünün işini yarına bırakmaBugünkü tavuk yarınki kazdan iyidirBuz üstüne bina yapılmaz 

Can boğazdan geçerCan çıkmadan huy çıkmazCömertsin der, maldan ederler. Yiğitsin der candanÇağrılan yere erinme, çağırmayan yere görünmeÇarşıda mum yok korun (körün) talaşına (telâşına)Çıra, dibine ışık vermezÇok segirden (koşan) tez yorulurÇok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersinÇöreğinde çiği olan gocunurÇürük tahta mıhi (çivi] tutmaz 

Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmazDağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşurDağ ne kadar yüce olsa, yol onun üstünden aşarDavacısı kadı olanın, yardımcısı Allah olsunDavulun sesi uzaktan hoş gelirDeli dostun olacağına, akıllı düşmanın olsunDelik büyük, yama küçükDeliye hergün bayramDeli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmişDemiri nem çürütür, insanı gamDeveye diken lazım boynunu uzatsınDilin kemiği yokDinsizin hakkından imansız gelDünya malı dünyada kalırDünya yansa bir horum bağ otu yanmazDüşmez kalkmaz bir Allah’tır 

Ecel geldi cihana, bas ağrısı mahaneEceli gelen keçi çobanın değneğine sıçrarEkmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üsteElin ağzı torba değil ki çekip bûzesinEl mi yaman, bey mi?Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmazEl kazanı ile aş kaynamazEl yarası onulur, dil yarası onulmazErgen gözüyle kız alma, gece gözüyle bezEşek çamura batanca yol gösteren çok olurEt tırnaktan ayrılmazEv alma komşu alEv danası öküz olmazEvdeki hesap çarşıya uymazEvli evinde, köylü, köyünde gerek 

Fazla mal, göz çıkarmazFelek kimine kürk giydirir, kimine yelekFukaranın ahı, tahttan İndirir şahı 

Gelen gideni aratırGelin ata binmiş, “ya kısmet demiş ”Geven ne ki gölgesi ne olaGözden ırak olan, gönülden de ırak olurGün doğar, âlem görürGün doğmadan neler olurGüneş balçıkla sıvanmazGüvenme varlığa, düşersin darlığaGüzelin basından çile eksik olmazGüzün gelişi yazdan bellidir 

Hamama giden terlerHarman yel ile düğün el ile olurHazıra dağlar dayanmazHer horoz kendi çöplüğünde öterHer kuşun eti yenmezHer yiğidin bir yoğurt yiyişi vardırHer yiğidin gönlünde bir arslan yatarHırsız evden olunca, öküz bacadan çıkarHırsıza beyler borçludur 

İmam evinde aş ölü gözünde yaş bulunmazİnsani arkadaşı azdırırİnsana dayanma ölür, ağaca dayanma kururİnek öldü şab kesildi dana öldü hep kesildiİnsanın yere bakanından suyun durgun akanından korkİnsanoğlu kanatsız kuşturİsli kazanın yanında durma sana da is bulaşırİsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü Karaİşten artmaz, dişten artaİyi dost kara günde belli olurİyi olacak hastanın doktor ayağına gelir 

Kabahat da gizli ibadet deKabahat samur kürk olsa, kimse üzerine almazKabul olunmayacak duaya amin denilmezKadı ekmeğini karınca yemezKadı kızında bile kusur bulunurKalp kalbe karşıdırKalpten kalbe yol vardırKara haber tez duyulurKardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yere kucaklamışKârını bilmeyen kasap, elinde kalır masatKaş İle göz, gerisi sözKaynayan kazan kapak tutmazKaz gelen yerden tavuk esirgenmezKazma kuyunu, kazarlar kuyunuKediye ciğer emanet edilmezKomşu komşuya bakar canını ateşe yakar 

Hakan AcurGümrük Müşaviri Y. 

  

Reklamlar

1 Yorum

  1. hayati köksalzümrütilkokulöğretmeni said,

    Haziran 9, 2007 8:50 pm

    merhaba ben 1993-1997 yılları arası zümrüt köyü öğretmeniyim
    köydeki herkese selamlar özellikle evinde kaldığım mehmet aslan ve karısı emine halaya bol bol selamlar sadiri nin yerine oğlu öğretmen hayati


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: